Hiç eski bir kitabın arasından çıkan 40 yıllık bir sinema biletine veya dedenizin gençliğinden kalma bir vapur tarifesine bakıp daldığınız oldu mu? İşte o an, aslında bir efemera ile temas halindesiniz demektir.
Pek çok kişi için “çöp” sayılabilecek bu kağıt parçaları, koleksiyoncular ve tarihçiler için geçmişin en dürüst tanıklarıdır. İşte bu yazıda, gündelik hayatın geçici belgelerini konu alan ve son yıllarda popülaritesi hızla artan Efemera dünyasına eğlenceli bir yolculuğa çıkıyoruz. (Yazının video özetini, yazının sonunda izleyebilirsiniz.)
Efemera Nedir?
Yunanca ephemeros (günlük, kısa ömürlü) kelimesinden türetilen efemera, aslında saklanmak amacıyla üretilmemiş, belirli bir kullanım süresi olan ve işi bittiğinde atılması beklenen geçici dokümanları ifade eder.
Efemera dünyası uçsuz buçaksızdır. Temelde kağıt üzerine basılı her türlü “geçici” belgeyi kapsar.
Efemera dendiğinde akla gelen ilk örnekler:
- Eski konser, tiyatro ve sinema biletleri
- Fotoğraflar
- Kartpostallar, tebrik kartları, mektuplar, davetiyeler, telgraflar
- Faturalar, antetli kağıtlar, hisse senetleri, piyango biletleri, etiketler
- Müzik notaları
- Kutular, ürün katalogları, eski ambalajlar.
- Restoran menüleri ve otel faturaları
- Afişler(Tiyatro, Sinema, Reklam, Siyasi vb.), broşürler vb.
- Piyango biletleri ve etiketler
- Eski tapular, karneler veya pasaportlar

Koleksiyonculuğun Öncüsü: Samuel Pepys
Efemera koleksiyonerliğinin dünyadaki öncüsü, 17. yüzyılın önemli figürlerinden Samuel Pepys’dir (1633-1703) Kraliyet Donanması’nda bürokratlık yapan Pepys, 1660-1669 yılları arasında tuttuğu samimi günlüklerin yanı sıra; el ilanları, kartvizitler ve masa oyunları gibi gündelik hayatın parçalarını biriktirerek tarihe ilk genel “efemerist” olarak geçmiştir. Pepys’in bu titizliği sayesinde, 17. yüzyıl İngiltere’sine dair sayısız siyasi ve kültürel ayrıntı günümüze ulaşabilmiştir.
Neden Efemera Koleksiyonu Yapılır?
Bir kitabı kütüphaneye koyarsınız çünkü kalıcı olması için basılmıştır. Ancak bir bakkal fişi kalıcı olması için üretilmez. Onu değerli kılan da tam olarak bu “sıradanlıktır”.
Tarihin Mikro Ölçekteki Tanığı: Resmi tarih kitapları savaşları ve kralları yazar; efemeralar ise halkın ne yediğini, kaça seyahat ettiğini ve hangi filmlere ağladığını anlatır. Sosyolojik birer hazinedirler.
Grafik Tasarımın Evrimi: Efemeralar, basıldıkları dönemin estetik anlayışını en çıplak haliyle yansıtır. Tipografi, renk kullanımı ve kağıt kalitesi, o dönemin sanat akımları hakkında paha biçilmez ipuçları verir.
Nostalji ve Duygusal Bağ: Kişisel efemeralar (bir aşk mektubu veya çocukluk karnesi), bizi geçmişimize bağlayan somut köprülerdir.
Yatırım Değeri: Nadir bulunan ve iyi korunmuş parçalar, zamanla ciddi birer yatırım aracına dönüşebilir.
Efemera Biriktirmeye Başlayacaklara Tavsiyeler
Eğer siz de bu merakın büyüsüne kapıldıysanız, şu adımlarla başlayabilirsiniz:
- Temanızı Belirleyin: Her şeyi biriktiremezsiniz. Sadece “Eski İstanbul” veya “İlaç Reklamları” gibi bir niş seçmek koleksiyonunuzu daha değerli kılar.
- Sahafları Gezin: Efemeranın kalbi sahaflarda ve bit pazarlarında atar. Müzayede sitelerini de takip etmek iyi bir seçenek olabilir.
- Saklama Koşullarına Dikkat Edin: Efemera parçaları genellikle dayanıksız kağıtlardan yapıldığı için korunmaları büyük titizlik ister:
| Dikkat Edilmesi Gerekenler | Uygulanması Gereken Yöntem |
| Işık | Parçaları doğrudan güneş ışığından koruyun (renkleri soldurur). |
| Saklama | Asitsiz (acid-free) şeffaf poşetler veya özel koleksiyon defterleri kullanın. |
| Temas | Mümkünse belgeleri çıplak elle değil, pamuklu eldivenle tutun. |
| Restorasyon | Yırtık parçaları asla sıradan bantlarla yapıştırmayın; bant asidi kağıdı geri dönülmez şekilde yakar. |
Türkiye’de Efemera: Kişisel Tutkudan Kurumsal Arşivlere
Türkiye’de efemera bilinci 20. yüzyılın başlarında bireysel çabalarla filizlenmiştir. Bugün bu alanda akademik çalışmalar yapmak isteyenler için pek çok kıymetli durak bulunmaktadır:
- Seyfettin Özege Kitaplığı: Atatürk Üniversitesi bünyesindeki bu arşiv, özellikle 1928 öncesine ait ticari broşürler ve sergi katalogları açısından oldukça zengindir.
- İBB Atatürk Kitaplığı: 4,5 milyondan fazla sayfanın dijitalleştirildiği bu devasa arşivde; Kurtuluş Savaşı kartpostallarından II. Meşrutiyet dönemine ait ilginç belgelere, çikolata kutusu kartlarından müzik notalarına kadar geniş bir yelpaze sunulmaktadır.
- Beyoğlu Belleği Arşivi: Beyoğlu’nun günlük hayat tarihine odaklanan bu merkezde; tramvay biletleri, eczane reçeteleri ve konser programları gibi semtin ruhunu yansıtan belgeler yer alır.
- ANAMED ve Ömer M. Koç Koleksiyonu: Türkiye’de efemera bilincinin kurumsallaşmasında Ömer M. Koç Koleksiyonu’nun rolü büyüktür.
- SALT: Salt’ın sürekli gelişen arşivi ve kütüphanesi, 19. yüzyıl sonlarından günümüze Türkiye başta olmak üzere Doğu Akdeniz ve Doğu Avrupa coğrafyasına odaklı kaynakları bir araya getirir. Kurumun araştırma projeleri herkesin kendi ilgi ve meraklarıyla dâhil olabileceği, birlikte öğrenmeye ve tartışmaya açık bir zemin sunar.
Sonuç: Kağıt Parçasından Tarihe Açılan Kapı
Efemera, büyük tarih kitaplarının gözden kaçırdığı küçük ama samimi detayları barındırır. Elinizde tuttuğunuz o sararmış kağıt parçası, aslında geçmişte yaşamış bir insanın sevincine, telaşına veya sıradan bir gününe tanıklık etmenizi sağlar.
Eğer evinizin bir köşesinde eski bir kutuda duran okul karneleriniz veya dedenizden kalma bir tapu senedi varsa, onlara artık farklı bir gözle bakın. Çünkü onlar sadece kağıt değil, zamanın elinden kurtarılmış anılardır.
Unutmayın: Bugün elinize geçen bir konser broşürü veya ilginç bir ürün paketi, 50 yıl sonrasının nadide bir efemerası olabilir.