Bir hayalin peşinde: Loos

Bazen bir kitabı anlatmak için biraz derinlere inmek gerekir; İstanbul’daki İsveç Araştırmaları Enstitüsü’nün eski direktörü Karin Adahl editörlüğünde bir heyet tarafından hazırlanan ve adı geçen Enstitü tarafından 2019 yılında yayımlanan “Cornelius Loos in the Ottoman World: Drawings for the King of Sweden, 1710-1711” isimli kitabı anlatmak için de biraz derinlere inmek gerekti. 

Tarih kitaplarımızda geçen adıyla Demirbaş Şarl ( XII. Karl; İng: Charles XII ) 1682 yılında Stockholm’de doğdu. 1697 yılında babası XI. Karl ölünce henüz 15 yaşındayken tahta çıktı. 1700 yılında Çarlık Rusya’nın başındaki Çar I. Petro’nun (kendisini de tarih kitaplarımızdan Deli Petro olarak hatırlayacaksınız) önderliğinde Danimarka-Norveç Kralı IV. Frederik ve Polonya Kralı Güçlü Augustus bir ittifak kurdular ve İsveç Krallığına savaş açtılar. Bu savaş tarihe “Büyük Kuzey Savaşı” olarak geçti ve tam 21 yıl sürdü. Savaşın ilk yıllarında önemli zaferler elde eden XII. Karl 1709 yılında Çar Petro’ya karşı Poltava Savaşı’nı kaybetti ve büyük kayıplar veren ordusunun geri kalanıyla Osmanlı Devleti’ne sığındı. Günümüzde Moldova’ya bağlı olan Bender’e yerleşen XII. Karl, Rusya ile olan mücadelesini burada sürdürmeye başladı. Osmanlı’yı sürekli Rusya’ya karşı kışkırtan XII. Karl’ın yaptığı başarılı propaganda çalışmaları, Osmanlı’nın Rusya’ya karşı savaş kararı almasında (1711 Prut Savaşı) etkili oldu.

XII. Karl Rusya ile mücadeleyi sürdürürken bir taraftan da başka bir hayalinin peşine düşmüştü. Kral, kutsal yerler ve Antik Yakın Doğu hakkında görselli bir ansiklopedik yapıt hazırlatmak istiyordu. Bunun için askeri uzman ve iyi bir ressam olan Cornelius Loos (1686-1738) ile 2 subayı, başta İstanbul olmak üzere Doğu Akdeniz üzerinden Kutsal yerleri ve Mısır’ı yakından incelemek ve önemli yerleri ile anıtlarını resmetmek üzere görevlendirdi.

Cornelius Loos, Conrad Sparre ve Hans Gyllenskiepp’den oluşan ekip, 11 Ocak 1710’da Bender’den ayrılıp İstanbul’a (Constantinople) doğru yola çıktı. 31 Ocak’ta İstanbul’a ulaşıp 2 ay boyunca İsveç elçiliğinde kalarak çalışmalarını sürdüren ekip daha  sonra oradan ayrıldı ve Mısır yolculukları başladı. Uzun süren bu seyahat sonrası 17 Nisan 1711’de ekip İstanbul’a döndü ve burada 8 hafta daha kaldıktan sonra 28 Haziran 1711’de Bender’e geri döndü.

Yetenekli bir ressam ve çok iyi bir kaligraf olan Cornelius Loos yanında 250 adet çizimle döndü. Bunların arasında; İstanbul panoramaları, Ayasofya, Atmeydanı, Kasırlar, Kaleler, Türbeler, mezar taşları, Bodrum, Rodos, Mısır, Kudüs, Palmira vd. önemli yerlerin çizimleri bulunmaktaydı. 1713 yılında Yeniçeriler tarafından yapılan Bender Baskını (“Kalabalik i Bender”, “Skirmish at Bender”) sırasında bu çizimlerin çoğu yok oldu ve günümüze 49 tanesi Stockholm National Museum’da, 7 tanesi ise özel bir koleksiyonda olmak üzere toplam 56 tanesi ulaşabildi.

Osmanlı topraklarında toplam 4 yıl kalan XII. Karl’ın “Demirbaş Şarl” olarak anılmasının sebebi de bu uzun konaklama süresidir. Bender’e bu dönemde Karlopolis(Karl’ın şehri) bile denilmeye başlanmıştır. Kral burada yaşamaya o kadar alışmıştır ki pek çok rutini oluşmuştur. Müzisyenleri neredeyse her gün konser vermişlerdir. Bu müzisyenlerin arasında Johann Sebastian Bach’ın abisi Johann Jacob Bach da bulunmaktadır. Hatta Jacob Bach, Kral tarafından ünlü Fransız flüt sanatçısı Buffardin’le çalışması için İstanbul’a bile gönderilmiştir.

Bender baskını sonrası bir süre Edirne tarafına doğru çekilen XII. Karl daha sonra yanındakiler ile birlikte İsveç’e dönmüştür. Osmanlı topraklarında kaldığı yıllar boyunca Osmanlı vatandaşlarından aldığı borçları ödeyemeyince alacaklılarından bazıları da paralarını alabilmek için onunla birlikte İsveç’e gitmişlerdir ve daha sonra geri dönmeyerek “Askersson” olarak anılmışlardır.

Demirbaş Şarl, 1718 yılında bir kuşatma sırasında başından vurularak öldürüldü. Kral belki sağlığında hayal ettiği eserin tamamlandığını göremedi ama 2019 yılında hayali gerçekleşti ve bir sürü badire atlatan çizimlerden günümüze ulaşanlarla “Cornelius Loos in the Ottoman World: Drawings for the King of Sweden, 1710-1711” kitabı yayınlandı. Kitabın kapağında adı yazmasa da bu kitabın ortaya çıkmasında belki de en büyük pay kendisine ait.

Şu linke tıklayarak kitaba ulaşabilir ve inceleyip sipariş verebilirsiniz.

Aşağıdaki videoyu da yazının görsel ve işitsel bir özeti olarak seyredebilirsiniz.